Elektrik zamları hız kesmiyor

Elektrik fiyatlarına 1 Ekim 2019’dan geçerli olmak üzere yüzde 14.9 oranında zam yapıldı. Temmuz ayında yapılan yüzde 15 zamla birlikte bu yıl içinde yapılan zam yüzde 32’ye ulaştı. Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) 230 kilovatsaat asgari tüketim tutarı üzerinden yaptığı hesaplamaya göre 4 kişilik bir ailenin aylık elektrik faturası 142 liradan 163 liraya çıktı.

RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) Resmi Gazete’de yayımlanan tarife tablolarına göre, elektrik fiyatlarına 1 Ekim 2019’dan geçerli olmak üzere yüzde 14.9 zam yapılmıştır. Temmuz 2019’a göre tek terimli alçak gerilim aboneleri için perakende enerji bedelleri yüzde 15-16 oranlarında artırılırken, kayıp ve kaçak, iletim hizmeti ve dağıtım
hizmeti bedellerini içeren dağıtım kalemi tüm abone gruplarında yüzde 13.5 zamlanmıştır.
Fon ve vergilerin etkisiyle yeni tarife toplamda yüzde 14.9 oranında zam olarak yansıyacaktır. Zamla birlikte elektrik fiyatları kilovatsaat başına;
 Ticarethanelerde 75.69,
 Aydınlatmada 70.21,
 Tarımsal sulamada 66.61,
 Sanayide 65.69,
 Konutlarda 57.28,
 Şehit aileleri ve muharip malul gazilerde 27.47
 Genel aydınlatmada 50.60 kuruş olarak belirlenmiştir.

ÖZELLEŞTİRME DEĞİL KAMULAŞTIRMA

EPDK zamma gerekçe olarak Elektrik Üretim AŞ’nin (EÜAŞ) toptan satış
tarifelerindeki değişimi göstermiştir. Kamu toptan elektrik alım satış şirketi olan TETAŞ’ın kaldırılması nedeniyle kamunun piyasa fiyatlarını düzenleme işlevi zayıflatılmıştır. Bakanlığın açıkladığı maliyet bazlı enerji politikalarının sonucu olan bu zamların önümüzdeki dönemde de devam etmesi beklenmektedir. EPDK’nin faturalarda dağıtım bedelini ayrı bir kalem olarak göstermemesi kamuoyundan bazı bilgilerin saklandığı anlamına gelmektedir.

EMO Adana Şube Başkanı Mehmet Mak

EMO YARGIYA GİDECEK


EMO, EPDK’nın şeffaflıktan uzak bu kararına karşı yargı yoluna başvuracaktır. Yıllardır uygulanan özelleştirme ve piyasalaştırmaya dayalı enerji politikalarının ülkeyi getirdiği nokta, elektrikte sürekli yükselen fiyatlar ve bunun tüm sektörleri doğrudan etkilemesiyle iğneden ipliğe her ürüne zam gelmesidir. 1990’lı yıllarda başlayan yap-işlet ve yap-işlet-devret modeli üretim santrallarının satın alma garantileri nedeniyle fiyatların
yükseldiği ve halen yeni yatırımlarda da bu garantilerin verilmesi sonucu artan enerji maliyetlerinin yine zam olarak yansıyacağı açıktır. Özelleştirmenin acı reçetesi herkes tarafından görülmüştür. Temel bir insan hakkı olan enerji hizmeti ucuz, kesintisiz ve kaliteli bir şekilde kamu tarafından sunulmalıdır. Bunu sağlamanın tek yolu ise enerji alanının,
şirketlerin kar hırsı ile değil, kamu yararını hedef alan politikalarla yönetilmesidir. Ülkemizin daha büyük açmazlarla karşılaşmaması için özelleştirme uygulamalarına son verilerek, acilen yeniden kamulaştırmalar yapılmalıdır.

Bunları da sevebilirsiniz

Ryan Switzer Jersey