“Deprem gerçeği hakkında çok konuşulup az iş yapılıyor”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, deprem riski bulunan ülkemizde, deprem sorununa dikkat çekmek için 26. ve 27. dönem dönemde deprem konusunda çok sayıda yazılı soru önergesi verdi. Gürer, yakın dönemde sorduğu 23 ayrı soru önergesi ile deprem ve sonrasına yönelik olasılıklar konusunda Bakanlık çalışmaları hakkında bilgi istedi.

“16 BAKANLIĞA DEPREM SORUSU”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer

CHP’li  Ömer Fethi Gürer’in 16 ayrı Bakanlığa yönelttiği  soru önergeleri halen yanıt bulmadı. Gürer’in, kullanılan kamu binalarının depreme dayanıklılık kontrolleri ile güçlendirme yapılan, yıkılan veya onarımı yapılmayan binalara ilişkin;

“Türkiye genelinde bakanlığınıza ait kamu kurum ve kuruluşlarına ait bina sayısı ne kadardır? Bakanlığınıza ait binaların depreme karşı dayanıklılığının kontrolü yapılmış mıdır? Bakanlığınıza ait binalarda yapılan kontroller sonucunda bina güçlendirme işlemi yapılan veya yıkılan bina var mıdır? Bakanlığınıza ait binaların içerisinde, deprem performans analizi uygun olmadığı saptanmasına karşın onarımı yapılmayan âtıl durumdaki bina sayısı ne kadardır? Şeklindeki soruları halen yanıt bulmadı.

YAPILACAK ÇOK İŞ VAR

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “1999  yılı depreminde kamu kurum kuruluşları, okullar ve camiler ciddi hasar gördü. Vatandaşa hizmet vermesi gereken kamunun ayakta kalabilmesi, önce hizmet birimi yapılarının sağlamlığını gerektiriyor. Deprem gerçeği karşısında, 20 yılda tüm kamu binaları, okullar,  ibadet yerlerinin denetim ve kontrolü yapıldı mı? Durumu öğrenmek için Bakanlara sordum. Yanıt halen gelmedi, umarım bu yönde bir kontrol başlamıştır. Bir caminin hem de cadde üzerinde minare şerefesi yıkılıyorsa bu konuyu da iyi görmek gerekir. Bakanlık hizmet binalarının acilen her ilde elden geçirilmesi gerekir. Özellikle İstanbul’da çatlayan okul kolonlarını görmek korkutucu, bu durum bu konuda daha yapılacak çok iş olduğunu gösteriyor” dedi.

BAKAN KURUM: “185 BİN BİNA RİSK ALTINDA!”

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in bir yazılı soru önergesine 185161 riskli yapı varlığının saptandığını belirtmişti.

Bakan Kurum, 81 ilde 185 bin 161 riskli yapı tespit edildiğini belirtirken, bu binalardan önemli bir bölümünün henüz yıkılmadığı bilgisini verdi. Kurum, riskli yapı ve alanlarda bulunan 1 milyon 552 bin bağımsız birimden 529 binin yıkımını tamamladıklarını belirtirken, riskli yapı ve alanlarda henüz yıkım işlemi tamamlanmamış 1 milyon 23 bin bağımsız birim olduğu da ortaya çıktı. 

Gürer, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde, kentsel dönüşüm projesi kapsamında tespit edilen riskli binalar ile yıkılan yapılar konusunda bilgi talep etti. 

Gürer’in önergesini yanıtlayan Bakan Kurum, 6306 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 31 Mayıs 2012 tarihi itibarıyla 53 ilde 230 adet riskli alan ilan edildiğini bildirdi.

“DEPREM YÖNETMELİKLERİNİ UZMANLIK ALANINA GİRMEMESİNE RAĞMEN KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HAZIRLIYOR!”

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve uzmanlık alanı dışındaki konularda deprem yönetmelikleri hazırlamasını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine taşımıştı fakat Gürer’in soruları bir ayı geçmesine rağmen cevap bekliyor. Gürer, “Karayolları Genel Müdürlüğü’nün uzmanlık ve görev alanı içinde olmamasına rağmen; Boru Hattı Sistemleri, Elektrik İletim Sistemleri ve İletişim Tesisleri, Hava Meydanı Yapıları Deprem Yönetmeliği, Demiryolu Köprü ve Viyadükleri, Tünelleri ve Diğer Zemin Yapıları, Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliklerinin hazırlanması görevi verildiği; farklı konulardaki bu deprem yönetmeliklerinin de, bir firmaya ihale edilmek suretiyle yaptırıldığı doğru mudur? Karayolları Genel Müdürlüğü’nün görev, sorumluluk ve uzmanlık alanı ile ilgisi olmayan, 2011 yılında yayınlanan UDSEP 2023 (Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı) strateji plamna göre sorumlulukları da başka kurumlara verilmiş olan konularda da deprem yönetmelikleri hazırlatılmasının sebebi nedir?” şeklindeki soruları yöneltmişti..

“YAŞAYARAK ÖĞRENEMİYORUZ, YÖNETMELİK VE MEVZUAT SORUNU ÇÖZMÜYOR”

Gürer, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a yönelttiği ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu yanıtladığı bir  önergesinde ise depremin ülkemiz için ciddi ve önemli bir doğa tehdidi olduğunu ve bilim insanlarının büyük İstanbul depreminde 100 bin binanın yıkılma riskine karşı uyardığını hatırlatmıştı.

Gürer önergesinde, “Deprem riski dikkate alınarak tüm kamu kurum kuruluşları ile okul ve hastanelerin yapı kontrolleri yapılmış mıdır? Riskli yapılarda dönüştürülmeyen yapı var mıdır? Riskli olabilecek yapıların konut sahipleri talebine bakılmaksızın kontrol ve incelemesi yapılmakta mıdır? Bilim insanlarınca 100 bin konutun riskli olduğu açıklamaları yapıldığına göre bu konutlarda oturanlar, bu bağlamda uyarılmakta mıdır? Deprem olasılığına karşılık, deprem toplanma yerleri olarak belirlenip halkın bilgisine sunulan alan sayısı kaçtır? İlçelere göre dağılım nedir? Deprem riski dikkate alınarak kaç köprü ve yol kontrol ve incelemeden geçirilmiştir? Deprem riskine karşı kurumlarda kurtarma ve yardım ekipleri ile mahalle muhtarı öncülüğünde gönüllü kurtarma ekip ve ekipmanları ile ilk yardıma yönelik düzenleme çalışma yapılmakta mıdır? Doğalgaz, elektrik, su gibi ihtiyaçların deprem riskine karşı olası sorunlara için gerekli önlem ve düzenlemeler tamamlanmış mıdır? Olası depreme yönelik riskler için valilik, belediye, üniversite, kamu kuruluşları koordineli bir çalışma sürdürmekte midir? Zorunlu Deprem Sigorta Fonunda ne kadar bedel toplanmıştır Herhangi bir alanda kullanılmakta mıdır? Zorunlu Deprem Sigortası yaptıran konutlar deprem riski kapsamında yapı kontrolleri yapılmakta mıdır?” şeklindeki sorularını yöneltmişti.

Dün yaşanan 5,8 büyüklüğündeki depremle, Gürer’in 14 ay önce yöneltmiş odluğu sorular ve sorunlar karşısında yeterli bir önlem alınmadığı ortaya çıktı. Görevi tedbir almak ve can ve mal kaybını en aza indirgemek olan Bakanların ve yetkililerin olaylar karşısındaki tutumu ise ayrıca dikkat çekici.

CHP’li Gürer’in, çeşitli Bakanlara ilettiği ve hala cevap verilmeyen diğer  bazı yazılı soru önergeleri ise;

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’a yönelttiği;

“Ülkemizde, Doğal Afet Sigortası (DASK) kapsamında, deprem sigortası bulunan yapı sayısı kaçtır? DASK son on yılda sigorta ile sağlanan toplam tutar nedir?

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’a yönelttiği;

29 Ekim 1923 tarihinden bu yana ülkemizde ölümlü depremlerin sayısı kaçtır? Hangi tarihlerde kaç vatandaşımız yaşamını yitirmiştir?Ocak 2017 ve 2018 yılı Aralık ayına kadar ülkemiz sınırlarında yaşanan depremlerin toplam sayısı kaçtır? Hangi bölgelerde kaç şiddetinde depremler yaşanmıştır?Ülkemizde olası depremlere karşın acil toplanma alanları yeterli midir? Bu alanlar uluslararası standartlara uyumlu mudur?2018 yılında ülkemiz genelinde deprem riski ile boşaltılan bina sayısı kaçtır? Bina yönetmeliğine uygun olmadığı tespit edilen ve hakkında yıkım işlemi uygulananların sayısı kaçtır? 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’a yönelttiği, Üniversitelerimizde depremleri önceden haber verecek teknolojik donanım bulunup bulunmadığına ve ülkemizde afet bilgi sistemi kurulup kurulmadığına ilişkin önergesinde ise;

Üniversitelerimiz bilgisayar ve elektronik teknolojilerinin yardımıyla Türkiye’de olabilecek depremleri önceden belirlemeye yönelik bir konumda mıdır? Türkiye son yıllarda büyük depremlerle karşı karşıya kaldı. Uğranılan büyük can ve mal kayıplarının azaltma amacıyla, Türkiye’nin afet tehlikesi ve risk haritası tamamlanarak, afet bilgi sistemi kurulmuş mudur? Deprem, taşkın, çığ, maden prospeksiyonu, erozyon, çevre kirliliği ve su kaynaklarının izlenmesine yönelik ileri teknoloji ürünü sensörlerle donatılmış jeolojik amaçlı ilk uydumuz yörüngeye yerleştirilerek veri aktarımı sağlamak amacı ile bir çalışma var mıdır?” 

“DEPREM VERGİSİNİ TOPLAMAYI SÜRDÜRDÜLER AMA….”

CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Depremle ilgili çok konuşup az iş yaptık. Deprem gösterdi ki büyük bir depremde haberleşme kitlenecek, toplanma alan sorunu yaşanacak, kurtarma gecikecek, kamu önce kendini kurtarma derdine düşecek, sağlıklı bilgi sorunu yaşanacak, ulaşım kilitlenecek, önemli bir yıkım olacak.. Marmara depremi üzerinden 20 yıl geçti ama deprem anında ne yapacağımızı bilmez haldeyiz. Hızla deprem bilinçlenmesi ve korunaklı yapılaşma sağlanmalıdır. Toplu bulunan alanlar başta olmak üzere, ciddi denetim sağlanmalıdır. Bırakın evleri, marketlerde dahi sabitlenmemiş raflar devrildi. Bu durum, önemli bir uyarı ve ders niteliği taşıyor. Vatandaş eğitilmeli ama önce kamu ve yönetenler, kaderci yaklaşım yerine bilimsel gerçekleri dikkate alarak önlemler almalıdır. Deprem toplanma alanları ne yazık ki rant için kullanıldı.1999 sonrası ‘deprem toplanma alanına gider’ tabelaları asılmıştı, onlar dahi yok oldu. Toplanma alanlarının güneş enerjili aydınlatmaları dahi süreç içinde yok oldu. Deprem vergisini toplamayı sürdürdüler ama depremle ilgili yapılması gerekenler yapılmadı” dedi.

Bunları da sevebilirsiniz